TIR ŞOFÖRLERİNİN İŞ HUKUKUNDA YAŞADIĞI PROBLEMLER

1) SEFER PRİMİ, ŞOFÖRE ÖDENEN BİR ÜCRET OLARAK SAYILABİLİR Mİ?

TIR ŞOFÖRLERİNDE SEFER PRİMİ ÜCRETİN BİR PARÇASI OLDUĞUNDAN TAZMİNAT HESAPLAMASINDA DİKKATE ALINMASI GEREKÍR.

Sefer prim, uygulamada harcırah olarak adlandırmakta ve gidilen ülkeye göre değişkenlik gösterebilmektedir. Sözü edilen sefer primi yol geçiş ücretleri ve diğer masraflar için verilen, Türkiye’ye dönüşte belge karşılığı kapatılan avanstan farkı olup, tamamen isçiye ödenen ücret niteliğindedir. Yerleşik Yargıtay kararlarında da uluslararası alanda faaliyet gösteren tır şoförlerinin yasal asgari ücreti çalışmayacağı kabul edilmektedir. Yurt dışı sefer primi, ücretin eki olmayıp ücret niteliğinde olmakla tazminata esas ücrette doğrudan dikkate alınır.

Ücretin asgari (garanti) ücret ve sefer primi toplamından oluşması durumunda, işçinin ayda kaç sefer yaptığı belirlenerek aylık sefer primi ile asgari ücretin toplamı üzerinden tazminata esas ücret tespit olunur. Yurt dışına çıkış periyodunun değişkenlik göstermesi ve gidilen ülkeye göre sefer priminin değişmesi halinde, işçinin bir yılda yapmış olduğu seferlere göre aldığı prim tutarları toplamının bir güne bölünmesi suretiyle günlük tazminata esas ücret belirlenir.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 07.02.2005 tarihli kararı (Esas No: 2005/950, Karar No: 2005/3328) ve Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 30.06.2011 tarihli kararında özetle (Esas No: 2009/17310, Karar No: 2011/19792);

Uygulamada ağır vasıta ve özellikle tır şoförleri bakımından gidilen mesafeye göre yol primi adı altında ödemeler yapıldığı görülmektedir. Çoğunlukla asgari ücret seviyesinde sabit ücret ödenmekte ve ücretin esaslı kısmı belirtilen primlerle sağlanmaktadır. Yoksa yurt dışına sefer yapan bir tır şoförünün sadece asgari ücretle çalışmayacağı bilinen bir gerçektir. Böyle olunca tazminata esas ücretin tespitinde yol primi adı altında yapılan ödemelerin de dikkate alınması gerekir. Dairemiz kararları bu yönde kökleşmiştir.

2) TAKOGRAF KAYITLARIYLA TESPİT EDİLEN HAFTA TATİLİ VE GENEL TATİL ALACAK MİKTARLARINDAN TAKDİRİ İNDİRİM YAPILABİLİR Mİ?

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi’nin 21.05.2019 gün 2017/22583 Esas ve 2019/11265 Karar Sayılı İlamına göre “.. Taraflar arasında hafta tatili ile ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarından yapılan indirim uyuşmazlık konusudur. Somut uyuşmazlıkta, takograf kayıtlarına göre davacının çalıştığı hafta tatil günleri ile ulusal bayram ve genel tatil günleri tespit edilmiş olup, kayıtlar doğrultusunda hesaplanan hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti hüküm altına alınmıştır. Mahkemece fazla çalışma ücretinden indirim yapılmaması yerinde ise de, diğer alacaklardan indirim yapılması yerinde değildir. Hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının da takograf kayıtlarına göre belirlendiği dikkate alınarak, bu alacaklardan indirim yapılmaması gerektiği göz önüne alınmalıdır.”

3) SABİT ÜCRET YANINDA + KM BAŞINA PRİM ALAN TIR SOFÖRÜNÜN FAZLA ÇALIŞMA, HAFTA TATİLİ VE GENEL TATİL ÇALIŞMASI NASIL HESAPLANIR?

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 15.03.2022 gün 2022/2550 Esas ve 2022/3399 Karar Sayılı İlamına göre “Dairemiz uygulamasına göre işçiye garanti ücrete ilaveten satışa, ürün miktarına, sefer sayısına veya gidilen kilometreye göre prim ödenen hallerde fazla çalışma ücretinin hesaplanma şekli değişmektedir. Bu halde, işçinin garanti ücreti ile satışa, ürün miktarına, sefer sayısına veya gidilen kilometreye göre değişen ücreti birbirinden ayrılmalı; garanti ücret üzerinden fazla çalışma ücretinin hesabında garanti ücretin % 150 zamlı saat ücreti dikkate alınmalı; diğer kısmın hesabında ise %50 zamlı saat ücreti esas alınmalıdır. Böylece, aynı dönem içinde işçiye ödenen sefer primlerinin fazla çalışma ücretinin zamsız kısmını karşıladığı kabul edilerek, sefer priminin sadece zamlı kısmı üzerinden hesaplama yapılmış olmaktadır. Yapılacak hesaplama sonucunda garanti ücret üzerinden hesaplanan fazla çalışma ücreti ile prim üzerinden hesaplanan fazla çalışma ücretinin toplamı, işçinin hak kazandığı toplam fazla çalışma ücretini gösterir. “

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 28.04.2021 gün 2021/4342 Esas ve 2021/8699 Karar Sayılı İlamına göre “Mahkemece bozma ilamında belirtildiği şekilde; davacının sefer başına prim aldığı gözetilerek dava konusu fazla çalışma alacağı hakkında prim üzerinden hesaplanacak fazla çalışma ücretinde zam nispeti üzerinden (0,5 çarpanıyla); garanti ücret üzerinden hesaplanacak fazla çalışma ücreti kısmında ise (1,5 çarpanıyla) hesaplama yapılarak sonuca gidilmesi gerekir. Hatalı değerlendirme ile hüküm tesisi isabetsiz olup bozma sebebidir.”

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 24.12.2020 gün 2017/27071 Esas ve 2017/20070 Karar Sayılı İlamına göre “Davacı işçinin fazla çalışma, hafta tatili çalışması, genel tatil çalışması yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. Fazla mesai, hafta tatili çalışması, genel tatil çalışması yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla mesai, hafta tatili çalışması, genel tatil çalışması alacağının ödendiği varsayılır. Fazla mesai, hafta tatili çalışmasının, genel tatil çalışmasının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de bu çalışmaların olup olmadığı araştırılmalıdır. İmzalı ücret bordrolarında fazla mesai, hafta tatili çalışması, genel tatil çalışması ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışma yaptığını yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla mesai, hafta tatili çalışması, genel tatil çalışması ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır. İşçinin, işvrenin elindeki belgelere dayanması halinde 6100 sayılı Yasa’nın 220. Maddesinin işletilmesi gerekir. Somut uyuşmazlıkta, davalı vekiline GPRS kayıtları ve takeometreleri ibraz etmesi için kesin süre verilmiş olmakla birlikte verilen bu kesin süre 6100 sayılı HMK’nun 220. maddesine uygun bir kesin süre değildir. Davalı tarafa GPRS kayıtlarını sunması için 6100 sayılı HMK’nun 220 maddesine uygun işlem yapılmalı, fazla mesai ücreti, hafta tatili çalışması ücreti ve genel tatil çalışması ücreti açısından imzalı ve ihtirazi kayıtsız bordrosu olan veya olmayan dönemler için bu işlemin neticesine göre hesaplama yapılarak neticeye gidilmelidir. İşverenin sunduğu kayıtlar üzerinde inceleme yapılarak fazla mesai, hafta tatli ve genel tatil çalışmalarının tespit edilmesi, ödeme olması halinde de mahsubu yapılmalıdır. Davalı işverenin yazılı delilleri sunmaması halinde takdiri delile göre hesaplama yapılması halinde ise makul ve hakkın özüne dokunmayacak oranda takdiri indirim yapılması gerekir. Fazla mesai süresinin hesaplanmasında, takograflara yansımayan örneğin araca malları yükleme, araçtan malları indirme, bekleme gibi mesaiden sayılması gereken süreler de irdelenmelidir. Dosyada dinlenen tanık beyanlarından ve emsal olarak davalı tarafından bildirilen dosyalarda ve Dairemizce bozulduğu anlaşılan … 3. İş Mahkemesi’nin 2013/13 Esas, 2013/15 Esas ve 2013/12 Esas sayılı dosyalarının kapsamından davalı işverenlikte şoförlere belirli kilometre sayılarının üzerine çıkmaları halinde fazla mesai ücreti ödendiği anlaşılmıştır. Yani fazla mesai ücreti haftalık çalışma süresi esasına göre hesaplanarak ödenmemiştir. Bu durum, işveren vekilinin beyanı alınarak tutulan Müfettiş Tutanağının yazılı delil olması karşısında, dosyadaki diğer deliller de değerlendirilerek davalı tarafından sunulan bordroların yazılı belge olarak bağlayıcılığı irdelenmelidir. Fazla çalışma ücretlerinin hesabı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. 4857 sayılı İş Kanununun 63 üncü maddesinde çalışma süresi haftada en çok 45 saat olarak belirtilmiştir. Fazla mesai ücreti haftalık çalışma süresi üzerinden hesaplanır. Yukarda açıklandığı üzere, davalı işverenlikte çalışan şoförlere haftalık çalışma saati üzerinden değil, yaptıkları kilometrenin belli miktarları geçmesi üzerine fazla mesai tahakkuku yaptırıldığı anlaşılmakta olup, bu esasa dayanan bordroların bu açıdan irdelenmemesi hatalıdır. Ayrıca, fazla mesai ücretinin kilometreye göre hesaplanmasının yanlış olduğunun gözetilmemesi de hatalıdır Bilirkişi tarafından hesaplama, bilgi ve belgelere göre haftalık çalışma saati süresine göre yapılmalıdır. Şoförlerin kilometre başına prim almaları hususunun gündeme geldiği anlaşılmakla şoförlerin fiili uygulamada kilometre başına ücret alıp alamadıkları net değildir. Bu nedenle, davacının kilometre başına prim aldığı dönemlerin saptanması ve bu dönemlerde fazla mesai çalışması olduğunun tespiti halinde sabit ücret üzerinden % 150 zamlı saat ücretine göre hesaplama yapılarak sabit ücrete göre hak kazanılan fazla çalışma ücreti belirlenmeli, ödenen prim miktarının % 50 zam kısmına göre de hesaplama yapılmalı ve her iki hesap yöntemi toplanarak fazla çalışma ücreti belirlenmelidir. Örneğin işçinin 3000 TL sabit ücret ve 1000 TL ortalama prim aldığı durumda 3000TL/225 saat x 1,5 x fazla çalışma saat sayısı = A şeklinde sabit ücrete göre hak kazanılan fazla çalışma ücreti belirlenir. Aynı dönem için ödenen primlerin fazla çalışmanın zamsız kısmını karşıladığı kabul edilerek, prim tutarı için 1000TL/225 saat x 0,5 x fazla çalışma saat sayısı = B hesabıyla prime düşen fazla çalışma ücreti belirlenir. A+B toplamı o dönem için hak kazanılan fazla çalışma ücretini belirler. Hesaplama bu şekilde yapılmalıdır. Genel tatillerdeki çalışma veya hafta tatili çalışması karşılığında izin kullanıldığı beyan edilmiş ise de bu durum işçinin genel tatil çalışması veya hafta tatili çalışması için ücret talep etmesine engel değildir. Zira 4857 sayılı İş Kanunu’nun 47. maddesinde göre genel tatil çalışması karşılığı ücret ödenmesi zorunlu olup, genel tatil çalışması karşılığının izin kullandırılarak ödenmesi düzenlemesi getirilmemiştir. Benzer durum, hafta tatili alacağının düzenlendiği 46. maddede de geçerlidir. Genel tatil çalışması ücreti açsından, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 47 maddesinde “Bu Kanun kapsamına giren işyerlerinde çalışan işçilere, kanunlarda ulusal bayram ve genel tatil günü olarak kabul edilen günlerde çalışmazlarsa, bir iş karşılığı olmaksızın o günün ücretleri tam olarak, tatil yapmayarak çalışırlarsa ayrıca çalışılan her gün için bir günlük ücreti ödenir. Yüzde usulünün uygulandığı işyerlerinde işçilerin ulusal bayram ve genel tatil ücretleri işverence işçiye ödenir.” hükmü getirilmiştir. Bilirkişi raporunda, genel tatil ücretinin fazla mesai ücreti kapsamında değerlendirildiği görülmektedir. Zira, davalı tarafından kilometre hesabına göre yapılmıştır. Belirtilen kanun maddesine göre, genel tatil çalışması ücretinin ödenmesinde, genel tatil günü kaç saat çalışıldığının bir önemi olmayıp, bir genel tatil gününde günlük 7,5 saatten az çalışılması halinde dahi, çalışmasa da kanunen verilmesi gereken günlük 1 yevmiyeye ilaveten 1 günlük yevmiye daha çalışma ücreti olarak verilmelidir. Bu husus göz önüne alınmalıdır. Hafta tatili ücreti açısından 4857 sayılı İş Kanunu’nun 46. maddesinde, “Bu Kanun kapsamına giren işyerlerinde, işçilere tatil gününden önce 63 üncü maddeye göre belirlenen iş günlerinde çalışmış olmaları koşulu ile yedi günlük bir zaman dilimi içinde kesintisiz en az yirmidört saat dinlenme (hafta tatili) verilir. Çalışılmayan hafta tatili günü için işveren tarafından bir iş karşılığı olmaksızın o günün ücreti tam olarak ödenir. …Yüzde usulünün uygulandığı işyerlerinde hafta tatili ücreti işverence işçiye ödenir.” hükmü getirilmiştir.

Bilirkişi raporunda, hafta tatili çalışması ücretinin fazla mesai ücreti kapsamında değerlendirildiği görülmektedir. Zira, davalı tarafından kilometre hesabına göre yapılmıştır.

Belirtilen kanun maddesine göre, hafta tatili çalışması ücretinin ödenmesinde, hafta tatili gününde kaç saat çalışıldığının bir önemi olmayıp, bir hafta tatili gününde günlük 7,5 saatten az çalışılması halinde dahi, çalışmasa da kanunen verilmesi gereken günlük 1 yevmiyeye ilaveten 1,5 günlük yevmiye daha çalışma ücreti olarak verilmelidir. Bu husus göz önüne alınmalı, davacının 7 gün ard arda yani hafta tatili vermeksizin çalıştığı tespit edilen dönemler olması halinde hafta tatili çalışması için günlük 1,5 yevmiye üzerinden zamlı ücreti hesaplanarak hüküm altına alınmalıdır. Hafta tatilinde 7,5 saati aşan fiili çalışma ise fazla mesai ücreti içinde değerlendirilmelidir.”