
Çalıştığı iş yerinden haklı bir gerekçe olmaksızın işten çıkarılmış olan işçi, iş sözleşmesinin feshinin geçersizliğinin tespiti ile işe iade kararı verilmesi amacıyla işe iade davası açabilmektedir.
İşe iade davası ve diğer işçi, işveren uzlaşmazlıkları 4857 sayılı İş Kanunu ile düzenlenmiştir.
Düzenlemiştir. İş sözleşmesi sonlandırılarak işçinin işten çıkartılması durumunda, işveren buna ilişkin haklı bir neden sunmalıdır. İşten çıkarılma sebebi usul olarak işçiye yazılı olarak veya diğer tebliğ yolları ile bildirir. İşveren tarafından sunulan sebep geçerli bir neden ortaya koymadığı durumlarda, işçi keyfiyeti işverene yazılı olarak bildirir.
Buna rağmen işçinin işten çıkartılması durumunda, işçi yasal yollara başvurarak İş Mahkemesi’ne işe iade davası açar. Geçerli bir sebebe dayansa bile, işçinin iş akdinin feshine ilişkin yazılı bildirimde bulunulmadığı durumlarda da, işe iade davası açılır. İşverenin iş akdinin feshin, işçiye yazılı olarak bildirmemesi, yasal olarak işe iade için haklı bir sebeptir.

Kanun koyucu işçilerin iş güvencesinden faydalanarak, işe iade davası açabilme şartlarına düzenlemiştir.
Koşulların yerine getirilmesi gerekir. Anılan haklı sebebin sınırları yasalarla belirlenmiş olup, haklı sebebin kabul edilebilmesi için, davaya konu teşkil edecek şekilde mahkeme kararı gerekir.
İşçi, iş sözleşmesinin feshi durumunda, işveren tarafından kendisine sunulan haklı sebepleri, İş Kanunu’na dayanarak haklı bir sebep olarak görmezse, iş sözleşmesinin fesih işlemine itirazda bulunabilir. Fesih itiraz süresi, fesih işleminin işçiye tebliğ edilmesinden itibaren başlayan 1 aylık süredir. Bu süre içerisinde işe iade işlemleri için, öncelikle arabuluculuk yoluna başvurur.
Arabuluculuk yargılama süreç olmamakla birlikte, sonuçları bakımından yasal sonuçlar doğurur. Arabuluculuk sistemine rağmen uzlaşma sağlanamadığı durumlarda, bu durumu belirtir tutanağın imza tarihinden itibaren 2 hafta içinde İşçi Mahkemesine başvurur. İş akdinin feshinin iptaline ilişkin mahkeme kararı alınması gerekir. Aksi durumda fesih işlemi geçerli hale gelir.
4857 sayıl İş Kanunu’nun 2. Maddesinde, kimlerin işçi sayılacağını ayrıntılı olarak belirtmiştir. Bir iş yerinde sözleşmeye dayanarak çalışan gerçek kişiler, yasal olarak işçi sayılırlar. İş akdine dayanarak bir iş kolunda çalışan işçiler, işe iade davası açmaya yetkili kişiler.
İş akdi düzenlenen tüzel kişilerin, bu yönde talepleri olamaz. İş yerinin bütünü sevk ve idare eden işveren yardımcısı, işveren vekili, işçileri işten çıkarma ve işe alma yetkisine sahip kişiler, işe iade davası açamaz. Ancak oluşan uzlaşmazlıklara göre kanun yollarına başvurma yetileri vardır.
İş sözleşmesinin fesih işlemi usul olarak işveren tarafından, işçiye tebliğ yolu ile yerine getirilir. Aynı iş kolunda işçi ve çalışan konumunda bulunan çalışanlar, iş sözleşmesinin feshi işlemini yerine getiremezler. Bu durumda fesih işlemi geçersizdir. İşveren tarafından bu hususlar belirtilere yetkilendirilmiş, işveren vekili veya yardımcıları, işveren adına fesih işlemini yerine getirebilirler.
İşçi- işveren uyuşmazlıkları İş Kanunu’nu ile düzenlenmiştir. İşe iade davaları ve İş Kanunu tarafından belirtilen diğer davalar ve uzlaşmazlıklar iş mahkemelerinde görülür. İş mahkemelerinin bulunduğu yerlerde, asliye hukuk mahkemeleri iş davalarını, iş mahkemeleri sıfatı ile görür ve karara bağlar. İş davalarına yetkili kılınan mahkemeler, davaya konu işyerinin bağlı bulunduğu yer mahkemesidir.
Feshin geçersizliğinin tespiti: Mahkeme tarafından feshin geçersizliğine karar verildiğinde ve karar kesinleştiğinde işçi, işverene 10 gün içinde başvuru yapmak zorundadır. işveren de, işçiyi bu başvurunun kendisine tebliğinden itibaren bir ay içinde işe başlatmak zorundadır.
Boşta geçen süre ücreti: Kararın kesinleşmesine kadar işçinin çalıştırılmadığı süre için dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer haklarının ödenmesine karar verilir. Bu ücrete yemek eklenmelidir. (Yargıtay 9.HD E. 2008/20635 K. 2009/12263)
İşe başlatmama tazminatı: İşverenin işçiyi işe başlatmaması halinde mahkemece işçinin çalışma süresine göre 4-8 aylık brüt ücreti tutarında tazminat belirlenir. İşveren işe başlatmama halinde bu tazminatı da işçiye ödemekle yükümlüdür.
Ayrıca işe başlatmama halinde, akdin fesih tarihi en son işe başlatılmayan tarih olacağından, kıdem ve ihbar tazminatları farkı ile yıllık izin ücretleri de güncel tarihe göre yeniden hesaplanmalı ve ödeme yapılmışsa kalan bakiyesinin de ödenmesi gerekmektedir.
İşe iade davasında davanın aşamalarının kısa sürelere bağlanması, akdin feshinin geçersizliğinin ortaya konulması, tazminat miktarları, dava sonucunda yapılacak başvurular ve işe başlatılma veya başlatılmama hallerindeki tazminatlar ve tazminat farkları gibi durumların önemi nedeniyle hukuki yardım alınmasında fayda olacaktır.